h Dolar 12,6108 %1.88
h Euro 14,2346 %1.88
h Altın (Gr) 728,53 %2,19
a Öğle Vakti 12:56
İstanbul 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Dünya kadınlarının %70’i hayatlarında en az bir kere şiddet görmektedir

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde Av. Begüm Gürel açıklama yayımladı. Açıklamasında kadına yönelik şiddetin sadece fiziksel olmadığını belirten Av. Begüm Gürel, kadınların aynı anda birden fazla şiddetle karşı karşıya kaldığını ve bu şiddet eylemlerinin önüne geçme adına ne yapacağını bilemediğine vurgu yaptı.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde Av. Begüm Gürel açıklama yayımladı.

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele

“Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”

ATATÜRK

25 Kasım günü, Dominik Cumhuriyeti’nde üç kız kardeşin tecavüz edilerek vahşice öldürmesi ve cansız bedenlerinin bir uçurumun kenarında bulunmasının bütün dünyada yankı bulması üzerine; Bm tarafından “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü” olarak belirlenmiştir. 1960 yılında yaşanan bu olay, dünyada büyük yankı uyandırmışsa da, kadına yönelik şiddetin bu tarihten çok eskiye dayandığı ve ülkemizde de ne yazık ki hala bu durumun ağır örneklerinin yaşandığı hususu, su götürmez bir gerçektir.

Kadına yönelik şiddet kavramı toplumsal cinsiyete dayalı olarak toplumun zayıf halkasını oluşturan kadınlara yönelik gerçekleştirilen eylemleri tanımlamak için kullanılmaktadır.

Bu konu hakkında yapılan araştırmalar kadınların maruz kaldığı şiddetin sadece fiziksel olarak değil, psikolojik, ekonomik, cinsel olarak da var olduğunu ortaya koymaktadır. Kadına yönelik fiziksel şiddet; kadının bedensel bütünlüğüne yönelik eylemlere, cinsel şiddet; kadının isteği dışında zorla ilişkiye girme, taciz gibi eylemlere, psikolojik şiddet; kadına yönelik hakaret ve aşağılamalara, ekonomik şiddet ise; kadının zorla çalıştırılma ya da iş hayatından aktif rol almasının önüne geçen eylemlere maruz bırakılma şeklinde ifade edilebilir. Üstelik kadın aynı anda birden fazla şiddetle de karşı karşıya kalmakta ve bu şiddet eylemlerinin önüne geçme adına ne yapacağını bilmemektedir. Bu açıdan öncelikle toplumda normalleşen (!), sıradanlaşan (!) kadına yönelik şiddet eylemleri üzerine başta kadınlar olmak üzere bireyler bilinçlendirilmeli, ‘kadına yönelik şiddetin en ağır insan hakları ihlali olduğu’ konusunun altı çizilmelidir.

Kadın, toplumun her alanında eğitim, yaş, sosyoekonomik durum ayırt etmeksizin şiddete maruz kalmakta, her gün medyaya yansısın/yansımasın birçok kadına yönelik şiddet eylemi gerçekleşmektedir.

Yapılan Antropolojik çalışmalara göre kadına yönelik şiddet, dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde sistematik olarak görülmektedir.

– Dünya kadınlarının %70’i hayatlarında en az bir kere şiddet görmektedirler.

– Yılda 500.000–2 milyon arasında kişi fuhuş, kölelik gibi amaçlarla insan ticaretinin mağduru olmaktadır. Bunun %80’ini ise kadınlar ve kız çocukları oluşturmaktadır.

– Tahminlere göre yaşayan 130 milyon kadın ve kız çocuğu başta Afrika ve bazı Orta Doğu ülkelerinde olmak üzere sünnet edilmiştir.

– Kadına yönelik şiddetle ilgili ülkemizdeki ilk çalışma 1988 yılında PİAR tarafından yapılmıştır.

– Bu araştırma sonucunda kadına yönelik şiddet sıklığı %75 olarak bulunmuştur.

Ülkemizde özellikle mevzuatta bulunmasına rağmen, uygulamadaki eksiklikler nedeniyle kadına karşı şiddet eylemlerinin önüne geçilememektedir.

11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi), 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Özel olarak kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti hedef alan ilk Avrupa sözleşmesi olma niteliğini taşıyan Sözleşme, bugüne kadar Türkiye dahil Avrupa Konseyi üyesi 20 ülke tarafından onaylanmıştır.

Sözleşme, yalnızca ev içindeki (genellikle eş veya partnerler veya ebeveyn ve çocuklar gibi farklı kuşaklar arasında meydana gelen) kadınlara yönelik şiddeti değil, aynı zamanda kamusal alandaki (örneğin aynı evi paylaşmasa bile eski eşin veya partnerin kamusal alanda yönelttiği) şiddeti, işyerleri, okullar, karakollar, hapishaneler vb. kurumlardaki kadınlara yönelik şiddeti de yasaklamaktadır.

Anayasa m.90/5 uyarınca, İstanbul Sözleşmesi kanun hükmündedir. Bunun hakkında, Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaz.

İstanbul Sözleşmesi ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda, İstanbul Sözleşmesi hükümleri esas alınır.

Anayasa’nın 11.maddesi uyarınca, İstanbul Sözleşmesi hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

6284 Sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirleri düzenlemektedir. Kanun’da şiddet, kadının; fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketler olarak tanımlanmaktadır.

İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6824’ün tam ve etkin uygulanması kadınlar için hayati bir önem taşınmaktadır. Kadınların etkin korunması için tedbir kararlarının uygulanmalı, süreç takip edilmeli, devletin tüm birimlerinin kadınların haklarını korumalı ve görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri cezasız kalmamalıdır.

“Allah sizden; kadınlara karşı iyi ve hayırlı olmanızı ister; çünkü onlar, sizin analarınız, kızlarınız veya teyzelerinizdir.”

HZ. MUHAMMED (S.A.V)

Neticeten, gerek Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün öğütlerinin gerekse de Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (S.A.V) ‘in hadislerinin öncü alınmak suretiyle, kadınlarımıza gereken önemin verilmesini ve bu konuda kadınlarımızı koruyan gerekli yasal düzenlemelerin yasa koyucu tarafından getirilmesini gönülden temenni ediyoruz.

Son Dakika Haberleri

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Toroslar’da vezneler hafta sonu da açık

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

bsr abholung

escort Beylikdüzü escort Ataköy escort Bakırköy escort Avcılar escort Şirinevler escort Bahçeşehir escort Merter escort Mahmutbey escort Kayaşehir escort Büyükçekmece escort Küçükçekmece escort Başakşehir escort Halkalı escort Esenyurt escort Sarıyer escort Bahçelievler escort Yenibosna escort escort Dubai berlin escort porno izle seks hikayeleri sex hikayeleri tiny url